Kanatlı Besleme

Yemlerde Kullanılan Küf Önleyiciler Ve Toksin Bağlayıcılar

Dünyanın birçok bölgesinde küfler ve beraberindeki mikotoksinler, gelişmeyi ve üreme performansını etkileyen temel sorunlar yaratırlar. Aerobik alanlarda ve anaerobik depolama koşullarında küfler tarafından üretilen mikotoksinler, genelde tespit edilemeden bir dizi hammaddede birikebilir.

Çoğunluğu organik asit kökenli birçok küf önleyici preparat mevcuttur. Bu maddlerin genelde yemin pH’sını değiştirerek küf gelişimini kontrol etmesi beklenirken yemde daha once var olan herhangi bir mikotoksini yok edilemeyecekleri unutulmamalıdır. Kendi maliyetinden başka, bu organik asitler metal yemlikler ve yem fabrikası ekipmanlarının aşınmasını hızlandırma yönünden sıkıntılar taşırlar.

Gentian moru birçok ülkede küf önleyici olarak kullanılmaktadır ve bu bağlamda bu maddenin etkinliğide organik asitlerin etkinliğini belirleyen faktörler (örneğin; zaman, sıcaklık, nem ve yem partikül büyüklüğü gibi) tarafından etkilenmektedir. Gentian moru aynı zamanda bazı bakteriostatik aktivitelere sahiptir ve bu özelliğinden dolayı genelde bir antibiyotik kadar sindirim kanalı yararlı mikro florasını korumak için kullanılır. Son yıllarda, aflatoksinleri bağlayıcı olarak aliminosilikatların (zeolit) ve maya hücre duvarlarına dayanan ürünlerin kullanımına bir ilgi oluşmuştur. Bununla birlikte aliminosilikatların kullanımı yüksek düzeyde olmalıdır ve malesef besin maddesi sağlamazlar. Ayrıca bazı önemli minerallerle şelat oluştururlar. Eğer aflotoksin bulaşıklığı çok yaygınsa, o zaman bu mikotoksinin etkilerini en aza indirmek için, her bir ton yeme 15 kg’a kadar aluminosilikat eklemek gerekebilir.

Image title

Küf önleyici maddelerin kullanımına ek olarak yemleme yönetimi, rasyon hazırlama ve formülasyon esnasında küf gelişimini en aza indirecek tedbirler alınmalıdır. Havayla temas eden ne kadar geniş yüzey alanı mevcutsa küf oluşma olasılığı o kadar artar ve dolayısıyla yemin yüzey alanı da direkt olarak küf oluşumunda etkilidir. Bir yemde görülen küf gelişimindeki artışın en olası sebebi, partikül boyutu kaçınılmaz bir şekilde azalacağı için yemin fabrikadan kümesteki yemliğe gelene kadar geçen süreçtir. Toz oranındaki %50’ye kadar olan artış, yüksek yağlı broyler yemlerinde yemlerin peletlenme işlemi ile hayvanların tüketim zamanı arasında küflenme oluşturabilir. Aynı zamanda bu durum küflenme potansiyelinde % 100’lük bir artış oluşturur.Image title

Potansiyel mikotoksin bulaşması olan alanlarda mümkün olduğu kadar büyük pelet ve granül yem kullanımını sağlamak bir avantaj oluşturabilir. Peletleme esnasında oluşan ısı bir miktarda olsa yemi sterilize eder, çünkü yeni üretilen peletler düşük küf sayımına sahiptir. Ancak peletleme işlemi peletlemeden önce oluşan mikotoksinleri ortadan kaldıramaz ve ılık, nemli peletler küf gelişimi için çok ideal ortam oluştururlar. Araştırmalarda açık yemlikte havayla daha fazla temas halinde olan yemlerde tüp yemlikteki yemlere göre daha fazla miktarda küf oluştuğu görülmüştür.

Aflatoksin gibi toksinlere karşı, rasyonun protein içeriğini, özellikle de kükürtlü aminoasitlerin miktarını artırmak yararlı olmaktadır. Sülfatlar aflatoksikosis sırasında katabolize olan kükürtlü amino asitlerin korunmasında yararlı olabilmektedir. Özel enzim sistemleri aflatoksikosisle karıştığından, 0.4 ppm’e kadar olan selenyum bu mikotoksinlerin ana olumsuz etkilerinin üstesinden gelinmesinde yararları olabilir. Niasinin aflatoksin katabolizmasını artırdığı yönünde raporlar mevcuttur, bu yüzden bütün toksite azalmaktadır.

Yem yönetimi ve rasyon modifikasyonuyla, mikotoksikosisin oluşma ihtimali en aza indirilebilir. Ancak bu gibi önlemler muhtemelen % 100 etkili olmayacaktır ve burada unutulmaması gereken nokta, eğer danelerin ve yemlerin nem içeriği % 14-15’in altında tutulursa, küf gelişiminin önemli ölçüde önüne geçilebileceğidir.

Bazı yaygın mantar ve mikotoksinler

Mantar Mikotoksinler
Aspergillus aflatoksinokratoksinSitrinin
Claviceps ergot
Penicillium okratoksinSitrinin
Fusarium deoksinivalenol (vomitoxin, DON)T-2 toksindiacetoxyscirpenol (DAS)

Bazı zararlı mikotoksinler ve bilinen etkileri

Aflatoksin: Karaciğer fonksiyonlarında ve bağışıklık sisteminde bozukluklarT-2 Toksin: Verim düşüklükleri ve bağışıklık sistemi bozukluklarıZeralenon: Döl verimi problemleriSitrinin: Karaciğer ve böbrek dejanarasyonuOkratoksin: Sindirim sistemi problemleri, tumor oluşumu, karacişğer ve böbrek harabiyeti

Kaynak: Ticari kanatlı besleme 3 S.Leeson, D.Summers

Çeviren: Dilek GÖKÇEYREK