Kanatlı Besleme

Kanatlılarda Bağışıklık Sistemi Gelişiminde Erken Beslemenin Önemi

Dilek GÖKÇEYREK*Cevdet Gökhan TÜZÜN**

* Dr.** Araş.Gör., Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 06110 Dışkapı - Ankara

Özet: Kanatlılarda bağışıklık sistemi embriyonik dönemde gelişmeye başlar ve bütün bir yaşam boyunca devam eder. Bu gelişim bütün canlılarda olduğu gibi beslenmeden direkt olarak etkilenir.

Özellikle kuluçkadan çıkış sonrası ilk dönemlerde yumurta sarı kesesi anadan gelen antikorları sağlamasına rağmen tam olarak bu mekanizmayı destekleyememektedir. Bu nedenle bu gelişimi etkileyen ve dışarıdan yemle sağlanan optimum besin maddelerinin mümkün olduğunca erken hayvana verilmesinde yarar vardır. Ancak modern kanatlı üretimindeki gelişmelere paralel olarak civcivler yeme ve suya erken ulaştırılamamaktadır. Bu durumda hayvanın öncelikle performansı ve buna bağlı olarak da bağışıklık sistemi gelişimini olumsuz etkilediği yönünde bildirişler mevcuttur. Bu çalışmaların ışığı altında kanatlılarda kuluçka sonrası dönemde erken beslemenin ve bazı yeni besleme uygulamalarının (in ovo) bağışıklık sistemi gelişimi üzerine yararları olabileceğinden bu yönde çalışmalar artırılmalıdır.

Giriş

Modern kanatlı üretiminde damızlık hayvanlar, üretim sürüleri ve kuluçkanın ayrılmasıyla birlikte kuluçkadan çıkış sonrası civcivlerin yeme ve suya ulaşma süreleri uzamıştır. Bu süre kuluçkada geçen süre ile kümese yerleşim arasında geçen zamana göre değişir. Ayrıca taşıma araçları, kuluçkahanenin kümeslere olan mesafesi ve kuluçka uygulamalarına da bağlıdır. Üreticiler kuluçkadan çıkış sonrası aşılama, cinsiyet tayini vb. gibi işlemlerin yeme ve suya ulaşmayı geciktirdiği ve bu işlemlerin hayvanların performansı ile yaşama güçleri üzerinde olumsuz bir etkisinin olduğunun farkındadırlar ve bu etkileri azaltmak için tedbir almaya çalışırlar (1). Ana sorun, civcivlerin kuluçkahanelerde genellikle yemlenmemeleri ve hatta bütün bir gün boyunca tutulmaları, ayrıca taşınma esnasında da yemlenmelerinin söz konusu olmamasıdır. Üreticiler bu süre boyunca yemlenmeye ihtiyaç olmadığını düşünürler.

Çünkü geleneksel bir hüküm olarak yumurta sarı kesesinin hayvanları canlı tutacağı ve besleyeceği kabul görmüştür (2). Bu geçerli bir hükümdür, ancak modern kanatlı üretiminde tamamıyla geçerli değildir. Aksine kuluçkadan çıkanların hayatta kalması; besin maddesi olarak yumurta sarısının kullanımının yanında diğer yem kaynağının varlığına da gerçekten bağlı olabilir.

Image title

Civcivler kuluçka dönemi süresince yumurta sarısından beslenir ve yumurta sarı kesesi kalıntısı anadan gelen antikorların ana kaynağıdır (3). Bu antikorların etkin olabilmesi için, sadece yumurta kesesinden kan dolaşımına girmekle kalmamalı, aynı zamanda özellikle mikro organizmaların vücuda en rahat nüfus ettikleri yer olan mukozal dokular gibi saldırıya açık alanlara yayılabilmelidir. Civcivler ne kadar erken yem tüketmeye başlarlarsa, bağırsak hareketlerinin artmasıyla beraber yumurta sarı kesesi içeriği yüksek oranda sindirim kanalına geçer ve metabolizmanın da hızlanmasıyla yararlanımı artar (2).

Kuluçkadan yeni çıkan civcivlerin bağışıklık sistemi gelişimi üzerine ağızdan beslenmenin ciddi etkisini açıklayan üç mekanizma bildirilmektedir. Bunlardan birincisi; erken besleme sınırlı kalan substratları civcive sağlayabilir, ikincisi; erken yemleme hormonların veya diğer bağışıklık sistemi destekleyici maddelerin endojen olarak bulunma seviyelerini etkileyebilir ve üçüncü olarak da sindirim sistemindeki antijen varlığı primer bağışıklık hücrelerinin özellikle de B lenfositlerin tam farklılaşmasını tetiklemek için gerekli olabilir. Bu hücrelerin tam farklılaşması sekal tonsiller veya germinal merkezler gibi ikincil bağışıklık yapılarının gelişimi için de önemlidir (4).

Kanatlıların bağışıklık sisteminin bir kısmı kuluçka döneminde gelişir. Primer bağışıklık organları olan Thimus ve Bursa fabrikus’da lenfosid hücreler mevcuttur. Thimus’a lenfositlerin hareketi embriyo döneminin 6. gününden başlayarak birçok şekilde oluşur. Bu hücreler Thimus’a geçer ve periferal dokularda çoğalırlar. Thymositler (thimus gözesi) CD3+ dür (kanatlı homoloğu) ve embriyonik dönem süresince CD4 veya CD8 (T hücreleri) antijenlerini geliştirirler (5). Ancak bağırsak gibi periferal organlarda CD4 ve CD8 antijenlerinin gelişimi kuluçka sonrası oluşur. Dalak, sekal tonsiller, Meckel’s diverticulum, Harderian bezi ve sindirim kanalının dağınık lenfosid dokuları gibi ikincil bağışıklık sistemi organları kuluçka döneminde henüz tamamlanmamıştır ve bu organların gelişimi öncelikle Thimus ve Bursa’nın gelişimine bağlıdır (6). Benzer olarak lamina propria ile sindirim kanalının epitel hücrelerinde ve diğer ikincil bağışıklık sistemi organlarında T hücreleri vardır fakat onların kuluçka sonrası belli bir döneme kadar sitotoksik kapasiteleri gelişmez. İkincil tepkilerini artırma yeteneğini IgG ve IgA sirkulasyonu veya germinal merkezlerin varlığı belirlediği için broyler civcivlerinin kuluçka sonrası yaşamlarının 1–4 haftaları arasında görünmeye başlar (5).

Bazı Önemli Besin Maddeleri ve Bağışıklık Sistemi Üzerine Etkileri

a. Toplam Kükürtlü Amino Asitler (TSAA), Kolin ve Betain

Amino asitlerden metiyonin; öncelikle mısır ve soya küspesinden oluşan broyler rasyonlarında sınırlandırıcıdır. Bu yüzden, toplam kükürtlü amino asitler (TSAA) ticari broyler rasyonlarında birinci derecede sınırlayıcı amino asit ihtiyacını belirtir. Yapılan bir araştırmada metiyoninin selullar ve humoral bağışıklık için önemli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca rasyonda % 0.13’den % 0.38’e kadar değişen oranlarda kolin düzeyinin bağışıklık üzerine önemli bir etkisi bulunmazken, sistein amino asidinin sellular ve humoral bağışıklık üzerine metiyonin % 70 -84 oranında etkili olduğu bildirilmiştir (7,8).

Image title

Klasing ve Barnes (9) civcivlerde immunolojik stress üzerine metiyoninin etkisini araştırdıkları çalışmada, metiyonince yetersiz beslenen civcivler metiyonin ihtiyacının belirlendiği immunolojik stress süresince optimum düzeyin altında interlökin (IL)-1 üretimine sahip olmuşlardır. Üstelik Swain ve Johri (10) lökosit göçü inhibasyonunu optimize etmek için broyler civcivlerin ihtiyaç duyduğu metiyonin seviyesinin büyümeyi iyileştirmek için duyulan ihtiyaçdan daha yüksek olduğunu belirlemişlerdir.

Betain hücrelerin osmatik dengesinin sağlanması ve metil metabolizmasında yer alan bir amino asit türevidir. Son zamanlarda yapılan bir çalışmada; Eimeria acervulina’yla enfekte edilmiş civcivlerde bağışıklık ve bağırsak fonksiyonu üzerine betainin etkisi incelenmiştir (11). Rasyon betain seviyesinin artmasıyla, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, civcivlerde koksidiyal mücadele süresince kanda ve korunmuş bir villus yüksekliğiyle sonuçlanan bağırsak epitelyumunda betain konsantrasyonu artış göstermiştir. Monositlerin ve makrofajların sırasıyla kemotaxis ve nitrik asiti açığa çıkarmalarını betain ayrıca geliştirmiştir. Tsiagbe ve ark. (8) tarafından daha önce yapılan çalışmada % 0.60 metiyonin içeren rasyona betain ilavesi (rasyonun % 0.121) humoral ve sellular bağışıklıkda herhangi bir gelişme göstermemiştir. Broyler civcivlerin bağışıklığı üzerine betainin etkisini değerlendirmek için daha fazla çalışmanın yapılmasına ihtiyaç vardır. Bakteriler, koksidialar veya virus gibi zararlılarla bulaşık bağırsağa sahip hayvanlarda sindirim kanalı sağlığını betain etkilediği için, özellikle sindirim kanalı sağlığına olumlu etkisi olan antibiyotiklerin kullanılmasını azaltacağından dolayı çalışmalar bu alanda artırılmalıdır (4).

b. Lizin ve Arjinin

Image title

Lizin ve arjinin amino asitinin her ikiside broyler civcivleri için esansiyeldir. Ticari rasyonlarda kükürtlü amino asitlerden sonra lizin ikinci derecede sınırlayıcı amino asittir. Arjininin sınırlayıcılığı kullanılan rasyon hammaddelerine ve besin madde ihtiyacına bağlı olarak değişmektedir. Broyler civcivlerin lizin ihtiyacının immunolojik strese maruz kalan hayvanlarda normalden daha düşük olduğu görülmüştür. Ancak lizin yetersizliği immunolojik stres esnasında civcivin IL-1 sirkulasyonu oluşturma yeteneğini olumsuz yönde etkilememiştir (9).Broyler civcivlerde arjinin amino asiti tarafından etkilenen bağışıklık tepkisi parametreleri, makrofajların nitrik asit üretiminin artması, lenfoid organ ağırlıklarının artması, CD8+ hücrelerin yüzdesinin artması ve viral enfeksiyona karşı verilen bir tepkide heterofil:lenfosid oranının iyileşmesi şeklinde olmaktadır (12). Ancak arjininin bu yararlı etkileri uygulamada kullanılan çoğu arjinin seviyelerinden (rasyonun % 2-3) % 25-30 gibi daha yüksek arjinin seviyelerinde ortaya çıkmaktadır (13). Bununla birlikte Kidd ve ark. (14) tarafından, sağlıklı broyler civcivleri, NRC (15)’in bildirdiği arjinin seviyelerine yakın ama değişik seviyelerde arjinin içeren yemlerle beslendiklerinde, plazma arjinin seviyesinde artış olduğu, fakat sellular ve humoral bağışıklık sisteminde bir iyileşme olmadığını bildirmişlerdir. Belki de bu durumun bağışıklık sistemini optimize etmek için ihtiyaç duyulan arjinin seviyesinin doku birikimi ve gelişim için olan gereksinimi fazlasıyla aştığı şeklinde bir açıklaması olabilir (12).

c. Treonin

Treonin broyler civicivleri için üçünçü sınırlayıcı amino asittir ve gelişme performansını düşüreceğinden dolayı rasyonda yeterli olmalıdır. Takahashi ve ark. (16) tarafından treonince yetersiz rasyonlarla beslenen broyler civcivlerinde; gelişmede bir azalma gözlemlemişler, ancak antikor oluşturma veya lenfoid organ gelişiminde bir düşüş saptamamışlardır. Bu çalışma rasyon treonin seviyesinin genç broylerlerde bağışıklık sistemine ait organ gelişimini etkilemediğini bildiren Kidd ve ark. (14)’ün yaptığı çalışmayla aynı paralellikdedir. Bununla birlikte, Kidd ve ark. (17) rasyonlarda %0.68 ile %0.86 arasında değişen treonin oranının civcivlerde sellular ve humoral bağışıklığa herhangi bir etkisini saptamamışlardır.

d. Yağlar

Kanatlılarda rasyon yağlarıyla yapılan bazı çalışmalar bağışıklık sistemi fonksiyonu açısından sağladığı iyileşmeleri göstermektedir (18, 19). Korver ve Klasing (18) erkek ticari broyler civcivlerini balık ve mısır yağını çeşitli oranlarda içeren yemlerle yemlemişler ve balık yağının canlı ağırlığı ve sellular bağışıklığı geliştirdiğini ancak humoral bağışıklık sistemini ise etkilemediğini bildirmişlerdir. Rasyonlarda diğer yağ kaynaklarının yerine balık yağı kullanımı günümüzde ekonomik olarak pek mümkün değildir. Ayrıca rasyona %2-3 katılma oranı kanatlı etinde balıksı bir tad oluşturacağından dikkatle takip edilmelidir.

e. Vitamin ve Mineraller

A vitamini yetersizliği veya fazlalığının civcivlerde bağışıklık sistemi tepkilerini baskıladığı bildirilmektedir (20). Kanatlılarda A vitamini yetersizliği bir enfeksiyona karşı bağışıklık tepkisini artırmada hayati önemi olan T-hücreleri fonksiyonlarını direkt olarak etkilediği görülmüştür (21). E vitamininin öncelikle hücre serbest radikal zararına karşı bir antioksidan olarak rol oynadığı bilinmektedir, ancak yetersizliğinin bağışıklık tepkilerinde bir azalmaya neden olduğuna dair bildirişler de mevcuttur (22). D vitamini kanatlılarda uygun bir kemik gelişimi için kritik bir öneme sahiptir. Aslam ve ark. (23) dişi broyler civcivleri D vitamininden yoksun ve 800 IU/kg kolekalsiferol içeren rasyonlarla yemlemişlerdir. D vitamince yoksun yemleri tüketen hayvanlarda sellular bağışıklık baskılanmıştır.

Elektrolitlerin ölüm oranını düşürmede ve sellular bağışıklığın gelişmesinde olumlu etkileri saptanmamasına rağmen, diğer minerallerin (iz elementler vb.) bağışıklık sistemi fonksiyonlarını destekleyen metabolik fonksiyonlarda kritik bir önemi vardır (24). Bu mekanizmada yer alan en önemli iz elemetler; Zn, Mn, Cu ve Se’dur. Hücrelerin antioksidan korunmasında rasyon Se’u glutation peroksidazın bir komponenti olarak ve E vitaminiyle bir ilişki içersinde rol oynamaktadır.

Erken Besleme Uygulamalarının Bağışıklık Sistemi Gelişimi Üzerine Etkileri

Bu konuda Dibner ve ark. (4) tarafından yapılan bir dizi çalışmada broyler civcivlerinin bağışıklık sistemi üzerine erken yemlemenin etkisi lenfositlerle ifade edilen immunoglobulin izotopu ve hücre çoğalmasının saptanması ile serum ve safra immunoglobulin A (IgA) seviyelerinin ve bağışıklık sistemi organ ağırlıklarının ölçülmesiyle saptanmıştır.

Image title

Civcivler kuluçkadan çıkar çıkmaz %70 su, % 10 protein, %20 karbonhidrat ve %1’den daha az yağ içeren bir besinsel katkı (oasis kuluçka katkısı) yem kaynağı olarak 0. gün (kuluçkadan çıkış anı) ile sonraki 2 gün boyunca civcivlere verilmiştir. Kontrol grubu hayvanları aynı dönem süresince yeme ve suya ulaştırılmamışlardır. Denemenin 3. günü başında bütün hayvanlar soya-mısır temelli aynı tip başlatma yemine geçirilmişlerdir. Kuluçka sonrası 3 gün boyunca kuluçka katkısı verilen hayvanların aç kalan hayvanlara göre ilk 3 gün boyunca canlı ağırlıkları arasında önemli derecede fark olmuştur. Şekil 1’de Bursa fabrikusun nispi ağırlığı (g/100 CA) verilmiştir. Aç kalan hayvanlarda Bursa fabrikus ağırlık kaybetmiştir. Bu 3. günden 21. güne kadar önemli olmuş ve kapatılamamıştır (P< 0.01). IgA’nın varlığı humoral bağışıklık sisteminin tamamıyla geliştiğinin bir göstergesidir. Bu denemede de açık bir şekilde erken besleme IgA’nın çok daha hızlı ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Image title

Şekil 1. Civcivlere kuluçka sonrası iki gün boyunca su içeriği yüksek bir besin katkısı verilmesi veya aç bırakılmasının Bursa fabrikus nispi ağırlığı (%) üzerine etkisi (SEM=0.03; Aç kalanlar ile yeme hemen geçenlerin 3., 8., 15. ve 21. gün ortalamaları arasındaki fark istatistiki olarak önemlidir, P<0.05)

Besin maddeleri (amino asitler vb.) ile yapılan in ovo çalışmalarında; embriyonun amino asit yapısına benzer amino asit çözeltileri kuluçka döneminde döllü yumurtaya enjekte edildiğinde, broylerlerde kuluçkadan çıkış ağırlığı ve gelişiminde önemli iyileşme sağlandığı bildirilmektedir (25, 26). Civcivlerin bağışıklık sistemini geliştirmek için in ovo amino asit uygulamasının etkilerini saptayan araştırma az olmasına rağmen, E vitaminin in ovo uygulanması kuluçka sonrası civcivlerin bağışıklık sistemi üzerine yararlı etkiler oluşturmuştur. Gore ve Quereshi (27) tarafından 18 günlük embriyoların amniyon sıvılarına steril tuz veya 10 IU vitamin E enjeksiyonunun etkileri incelenmiştir. E vitamini enjekte edilen yumurtalardan çıkan civcivler boş enjeksiyon yapılan civcivlere kıyasla daha fazla gelişmiş sellular ve humoral bağışıklığa sahip olmuşlardır. Uygulamada içme suyuna veya yeme vitamin E ilavesi yapılabilir ancak, eğer in ovo olarak E vitamini uygulaması yapılırsa, etkili bir bağışıklık sisteminin oluşmasına yardımcı olan E vitaminine yüksek düzeyde sahip olacak şekilde civciv kuluçkadan çıkacaktır (27). Gelecekte yapılacak araştırmalarda, diğer besin maddeleri (amino asitler, yağlar, vitamin ve mineraller vb.) in ovo uygulamalarının kanatlı civcivlerinin gelişim ve bağışıklık sistemleri üzerine etkilerini araştırmaya yönelik olmasında büyük faydalar bulunmaktadır (24).

Sonuç

Genel olarak besleme bütün canlılarda bir hastalığa karşı bağışıklık sistemi tepkisinin doğal yapısını ve bu tepkinin büyüklüğünü etkileyebilir. Bu makalede yer verilen araştırmalar da göz önüne alınarak ifade edilebilirki; bağışıklık sistemi gelişimi embriyo oluşumu döneminde başlar ve hayvanın yaşamı boyunca devam eder. Bağışıklık sisteminin bu gelişimi kuluçka sonrası uzun süre aç kalan hayvanlarda olumsuz yönde etkilenir. Erken besleme hayvanın performansını geliştirdiği gibi hastalıklarla mücadele kapasitesini de artırır. Kuluçkadan çıkış sonrası geçen bir kaç gün içinde bağışıklık sisteminin olgunlaşması için gerekli olan besin maddelerini yumurta sarı kesesi istenilen seviyede sağlayamaz. Bu nedenle civcivlerin kuluçka sonrası erken dönemde performansları ve bağışıklık sistemi gelişimi üzerine olumlu etkiler yaratan optimum besin maddeleri kaynağına ve suya hemen ulaştırılmaları oldukça önemlidir. Ayrıca in ovo besleme uygulamalarının da pratikte uygulanmaya başlanmasına ve bu yönde çalışmalar yapılmasına önem verilmelidir.

Kaynaklar

1. Gökçeyrek, D. and Çiftci, İ. 2005. Effects of delayed access to feed and different crude protein levels in broiler chicks after hatching 1. Performances and digestibility of nutrients. 15th European Symposium on Poultry Nutrition, 25-29 September 2005 Balatonfüred, Hungary. Proceedings: 592-594.2. Esteban, S.J., Rayo, M.,Moreno, M., Sastre, M., Rial, R.V. and Tur, J.A., 1991. A role played by the vitelline diverticulum in the yolk sac resorption in young posthatched chickens. J.Comp. Phiysiol. B 160:645-648.3. Larsson, A., Balow, R.M., Lindahl, T.L. and Forsberg, P.O., 1993. Chicken antibodies: taking advantage of evolution- A Review.Poultry Sci. 72: 1807-1812.4. Dibner, J.J., Knight, C.D., Kitchell, M.L., Atwell, C.A., Downs, A.C. and Ivey, F.J., 1998. Early feeding and development of the immune system in neonatal poultry. J. Appl. Poultry Res. 7:425-436.5. Dibner, J.J. and Richards, J.D., 2004. The digestive system: challenges and opportunies. J. Appl. Poult. Res. 13: 86-936. Schat, K.A. and Myers,T.J., 1991. Avian intestinal immunity. Crit. Rev. Poultry Biol. 3:19-34.7. Tsiagbe, V.K., Cook, M.E., Harper, A.E., and Sunde, M.L., 1987a. Efficacy of cystein in replacing methionin in the immune responses of broiler chicks. Poult. Sci. 66:1138-1146.8. Tsiagbe, V.K., Cook, M.E., Harper, A.E., and Sunde, M.L., 1987b. Enhanced immune response in broiler chicks fed methionin-supplemented diets. Poult. Sci. 66:1147-1154.9. Klasing, K.C. and Barnes, D.M., 1988. Decreasing amino asid requirements of growing chicks due to immunologic stress. J. Nutr. 118: 1158-1164.10. Swain, B.K. and Johri, T.S., 2000. Effect of supplemental methionin, choline, and their combinations on the performance and immune response of broilers. Br. Poult. Sci. 41:83-88.11. Klasing, K.C., Adler, K.L. Remus, J.C. and Calvert C.C., 2002. Dietary betain increases intraepithelial lymphocytes in the duedonum of coccidia infected chicks and increases functional properties of phagocytes. J. Nutr. 132:2274-2282.12. Kidd, M.T., Peebles, E.D., Whitemarsh, S.K., Yeatman, J.B. and Wideman, R.F., 2001. Growth and immunity of broiler chicks as affected by dietary arginine. Poult. Sci. 80:1535-1542.13. Lee, J.E., Austic, R.E., Naqi, S.A., Golemboski, K.A. and Dietert, R.R., 2002. Dietary arginin concentration on lymphoid organ growth in chickens. Poult. Sci. 78: 1536-1541.14. Kidd, M.T.,Gerard, P.D., Heger, J., Kerr, B.J., Rowe, D., Sistani, K. and Burnham, D.J. 2001. Threonin and crude protein responses in broiler chicks. Anim. Feed. Sci. Technol. 94:57-64. 15. National Research Council, 1994. Nutrient Requirements of poultry. Natl. Acad. Press, Washington, D.C.16. Takahashi, K., Konashi, S. And Akiba, Y. 1994. Effects of dietary threonine level on antibody production in growing broilers. Anim. Sci. Technol. Jpn. 65: 956-960.17. Kidd, M.T., Kerr, B.J. and Anthony, N.B., 1997. Dietary interactions between lysine and threonine in broilers. Poult. Sci. 76: 608-614.18. Korver, D.R. and Klasing, K.C., 1997. Dietary fish oil alters spacific and inflammatory immune responses in chicks. J. Nutr. 127: 2039-2046. 19. Korver, D.R., Roure, E. and Klasing, K.C., 1998. Effect of dietary energy level and oil source on broiler performance and response to an inflammatory challenge. Poult. Sci. 77: 1217-1227.20. Lessard, M., Hutchings, D. and Cave, N.A., 1997. Cell-mediated and humoral immune responses in broiler chickens maintained on diets containing different levels of vitamin A. Poult. Sci. 76:1368-1378.21. Sklan, D., Melamed, D. and Friedman, A., 1994. The effect of varying levels of dietary vitamin A on immune response in the chick. Poult. Sci. 73:843-847. 22. Cook, M.E., 1991. Nutrition and immune response to the domestic fowl. Crit. Rev. Poult. Biol. 3:167-189.23. Aslam, S.M., Garlich, J.D. and Qureshi, M.A., 1998. Vitamin D deficiency alters the immune response of broiler chicks. Poult. Sci. 77:842-849.24. Kidd, M.T., 2004. Nutritional Modulation of immune function in broilers. Poult. Sci. 83:650-657.25. Ohta, Y. And Kidd, M.T., 2001. Optimum site for in ovo amino acid injection in broiler breeder eggs. Poult. Sci. 80:1425-1429.26. Ohta, Y., Kidd, M.T. and Ishibashi, T., 2001. Embriyo growth and amino acid concentration profiles of broiler breeder eggs, embryos and chicks after in ovo administration of amino acids. Poult. Sci. 80: 1430-1436.27. Gore, A.B. and Quereshi, M.A., 1997. Enhancement of humoral and cellular immunity by vitamin E after embriyonic exposure. Poult. Sci. 76: 984-991.