Kanatlı Besleme

Kanatlı Yemlerinde Kullanılan Organik Mineraller Ve Performansa Olan Etkileri

I. GİRİŞ

Kanatlılarda makro mineral ihtiyacının oldukça önemli miktarları rasyonlarla sağlanabilirken, az miktarlardaki iz mineraller ancak ihtiyaç duyuldukça sağlanmaktadır. Genellikle iz mineraller proteinlerin yapısal bileşeni olarak (örneğin selenyum glutation peroksidazın ayrılmaz bir parçasıdır.) ve enzimatik sistemlerin kofaktörleri olarak hareket eden önemli bileşenlerdir. İz mineraller (örn. çinko, bakır ve mangan) enzimlere bağlanır ve onların yapılarını değiştirir. Bu nedenle bir substratla da etkileşim içine girerler.

 

Yıllardan beri beslemeciler kanatlıların mineral madde ihtiyaçlarını karşılamak için inorganik yapıdaki mineralleri kullanmaktadırlar. Minerallerin sindirim kanalına girer girmez emilebilmeleri için iyonik bir forma çözünmeleri gerekir. Ancak mineraller diğer rasyon bileşenleriyle etkileşime girerek hayvan açısından kısmen yararlanılamaz hale gelebilir. Bunun yanında fitat örneğinde olduğu gibi tamamıyla kullanışsız hale de geçebilir. Bu tür belirsizliklerden dolayı optimum performansı elde etmek için, atık ve çevresel etkileri sebebiyle minimum düzeylerde kullanılması gereken miktarların üzerine çıkılması gerekir. 

 

Bu istenmeyen etkinin üstesinden gelmek için bir başka alternatifte genellikle proteinat olarak tanımlanan iz minerallerin şelat bileşiklerini veya organik kaynaklarını kullanmaktır. Normal olarak bunlar ilk olarak zincir uzunluğu değişen peptidler ve aminoasitlerin bir karışımından oluşan hidrolizat oluşumu sonucu meydana gelmiş bir protein kaynağıyla üretilirler. Uygun koşullar altında hidrozilatlı metal sülfat reaksiyonu şelat hale gelmiş metal iyonlarını içeren bileşiklerin oluşumuna neden olur (Hynes and Kelly, 1995). Ayrıca organik mineraller örneğin selenometiyonin ve selenosisteinde olduğu gibi biyosentetik bir işlem sayesinde sentezlenebilirler.

 

Organik mineraller normal mineral iyonlarının ince bağırsakta sindirilme yollarından daha ziyade peptid ve aminoasitlerin sindirilme yollarıyla vücut içinde kullanılırlar. Biyolojik olarak yararlanılabilirliği yüksek olduğu gibi aynı zamanda bu mineral formları çok daha kolay taşınır ve bağırsakta emilimleri oldukça yüksektir. Daha stabil oldukları gibi emilim hızlarını düşürebilen bazı rasyon bileşenleriyle oluşabilecek ters reaksiyonlarda da biyokimyasal olarak korunurlar (Close, 1998).

 

Selenyum, selenoproteinlerin en önemli bileşenidir. Köhrle ve ark. (2000) 30- 50 tür selenoprotein varlığını saptamışlardır. Glutation peroksidaz (GSH-Px) bulunan ilk selenoproteindir. Selenyum, GSH-Px enziminin bir bileşeni olarak enzimin yapısına girer. Bu enzim, lipid peroksitleri ve hidrojen peroksidi su ve hidroksi asitlere çevirerek etki eder.  Bu reaksiyon süresince Glutation’dan iki molekül indirgenerek okside olmuş Glutation’a dönüştürülür. Dolayısıyla selenyum yetersizliğinde hücre çok fazla oksidasyona meyilli duruma gelir, bununla beraber vitamin E’ye ihtiyaç artar. Yıllardır selenyum kanatlı rasyonlarına sodyum selenit formunda ilave edilmektedir. Ancak bu bileşiğin pro-oksidant etkiye neden olduğu dikkat edilmesi gereken bir husustur (Surai, 2002). Organik selenyum yararlanılabilirliğinin yüksek olması (Paton ve ark. 2002) yanında Kanada’da yürütülen bir çalışmada (Roche ve ark. 2000) organik selenyum kullanımının broylerlerde GSH-Px enzim aktivitesini artırdığı sonucuna varılmıştır.

 

Bir iz mineral olan çinko birçok enzimatik sistem içinde kofaktör olarak görev alır. Hormon salgılanması, büyüme, üreme, bağışıklık sistemi ve kabuk oluşumu gibi önemli mekanizmalarda yer alır. Ayrıca çinko keratin ve kollojen gibi proteinlerin sentezine ve nükleik asit metabolizmasına katılır. Wedekind ve ark. (1992) mısır/soya küspesi esaslı rasyonlarla yemlenen civcivlerin Zn-metiyonin bileşiğindeki Zn yararlanılabilirliği Zn-sülfat (yararlanılabilirliği % 100 kabul edilirse) bileşiğine göre % 206 olduğunu bildirmişlerdir.

 

Mangan iz minerali de karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmalarının içerisinde yer alır. Mangan kemik ve bağ doku gelişimi için oldukça esansiyel bir mineraldir. Ayrıca üreme ve bağışıklık sistemi fonksiyonları önemli ölçüde mangana bağlıdır. Metiyonin bileşiğindeki veya proteinat formundaki Mn yararlanılabilirliğinin Mn-sülfat formundaki Mn yararlanılabilirliğine göre çok daha yüksek olduğu saptanmıştır (Hennry, 1995).

 

KANATLI RASYONLARINDA ORGANİK MİNERAL KULLANIMI

 

a)      Yumurtacılar

 

Yumurta selenyum içeriğini saptayan daha önce yapılan çalışmalar selenyum-maya bileşiğinin selenyumunun sodyum selenitin sağladığı Se’dan daha yararlanılabilir olduğunu göstermektedir (Cantor, 1996 ve Paton ve ark., 2002). Yapılan bir çalışmada ISA Kahverengi yumurtacıların (42-46 haftalık yaşta) yemlerine normal premiks içine organik selenyum artan seviyelerde (0; 0.1; 0.2 ve 0.3 ppm Se) katılarak yumurta kalitesi ve üreme performansı üzerine etkisi incelenmiştir.  Organik selenyum ilavesi yumurta verimi, yumurta ağırlığı ve yem: yumurta oranını iyileştirmiştir. Rasyonlara organik selenyum ilavesinin yumurta sarı rengi ve yumurta beyazı yüksekliği (albumen yüksekliği) açısından bir iyileşme yarattığı gözlenmiştir. Bu çalışmada yumurta kabuk kalitesi organik selenyum ilavesinden etkilenmemiştir.

 

Yapılan diğer bir çalışmada ISA Kahverengi yumurtacılar ikinci faz yumurta verimleri süresince yemlerine organik iz minerallerin (Se+Zn+Mn) bileşiminden oluşan karışımın etkisi araştırılmıştır. Yumurta verimi, yemden yararlanma oranı ve yumurta kabuk kalınlığı organik minerallerin ilavesinden olumlu yönde etkilenirken, sadece yumurta ağırlığında herhangi bir etki saptanmamıştır.Yumurtacı rasyonlarına organik Zn ve Mn ilave edilmesinin yumurta ağırlığında (Rapp ve ark., 2002) ve yumurta kabuk kalitesinde (Moreng ve ark., 1992 ve Rapp ve ark., 2002) artışlar sağladığı bildirilmiştir.

 

b) Etlik piliçler

 

Broiler rasyonlarında organik selenyum kullanılmasıyla ilgili dünya çapında birçok araştırma yürütülmüştür. ABD’de Edens ve Gowdy (2003) selenyum-maya kullanımının broiler performansında hafif de olsa bir iyileşmeye neden olduğunu bildirmişlerdir. 

 

Brezilya’da da broylerlerin büyüme performansı üzerine organik selenyumun etkisini saptamak üzere benzer çalışmalar yürütülmüştür. Bir çalışmada (Rutz ve ark. 2003) bütün hayvanlar 0.3 ppm Se, inorganik Se (Sei) ve/veya organik selenyum formunu (Seo) değişen oranlarda içeren yemlerle yemlenmişlerdir. 0.1 ppm Seo + 0.2 ppm Sei oranında selenyum içeren grupta yemden yararlanma ve canlı ağırlık artışında bir iyileşme olurken, yem tüketiminde ve ölüm oranında bir etkisi olmadığı bildirilmiştir.

 

 

b)     Broiler Damızlıklar

 

Surai ve Sparks (2000) tarafından yapılan bir araştırmada broyler damızlık yemlerine organik selenyum katılmasının yumurta Se içeriğinde dolayısıyla embriyoda Se açısından bir artışa neden olduğu bildirilmiştir. Buna ek olarak organik selenyum yumurta içinde karotenoidler, vitamin A ve vitamin E bakımından bir artış sağlamaktadır. Edens (2002) damızlık horozların organik selenyum içeren yemleri tüketmesinin spermin dölleme kapasitesinde bir gelişme sağladığını bildirmiştir.

 

Paton ve ark. (2002) kuluçka döneminin 13. gününden itibaren gelişen embriyoya yararlanılabilirliği daha iyi olan Se kaynağı sağlamanın önemine dikkat çekmiştir.

 Buna göre organik selenyum kaynağı kullanmak;

1) Kuluçka döneminin son 7 günü boyunca yumurta sarısının tüm yağ içeriğinin emiliminin sağlanması için

2) linoleik asidin arahidonik aside dönüşümü için

3) kırmızı hücreler olarak dalakta enterosit gelişimi için glutation peroksidaza gereksinim duyulduğu ve 4) bir selenoprotein olan triodotrionin deiyodinaz tarafından troksinin triodotrionine döşümü için önemlidir.

 

 

Çeviren: Dr. Dilek GÖKÇEYREK

 

Kaynak: F.RUTZ, M.A. ANCUITI, J.L. RECH ve P.ROSSI (Proc. Aust. Poult. Sci. Sym. 2004…16)

 

 

Kaynaklar

Cantor, A. H., Pescatore, A. J., Straw, M. L. ve Ford, M. J. (1996). Poster, 12th Annual Symposium of Biotechnology in the feed Industry , Alltech Technical Publications, Nicholasville, KY.

Close, W. H. (1998). Biotechnology in the Feed Industry, Proceedings of Altech’s 14th Annual Symposium,.Lyons, T.P and Jacques, K. A. eds, Nottingham University Pres, Nothingam. UK, pp 469-484.

Edens, F. W. (2002). Nutritional Biotechnology in the Feed and Food Industry. Proceedings of Altech’s 18 th Annual Symposium,. Lyons, T.P and Jacques, K. A. eds, Nottingham University Pres, Nothingam. UK, pp. 349-376

Edens, F. W.ve Gowdy, K. M. (2003): Em contato com a natureza. Alltech. Pp. 11-16

Hennry, P. R. (1995). Bioavailability of Nutrients for Animals,. Ammerman, C. B. Baker, D. H and Lewis, A. S. Eds. Academic Pres, San Diego. Pp. 239-256.

Hynes, M. J. ve Kelly, P.(1995). Biotechnology in the Feed Industry. Proceedings of the 11th Annual Symposium,. Lyons, T.P and Jacques, K. A. eds, Nottingham University Pres, Loughborough, Leics, UK. Pp. 233-248.

Moreng  R. E., Balnave, D. ve Zhang, D. (1992). Poultry Science. 71: 1163-1167.

Köhrle, J., Brigelius-Flohe, R., Bock, A., Gartner, R., Meyer, O. ve Flohe, L. (2000). Biological Chemistry. 381: 849-864.

Paton, N. D., Cantor, A. H., Pescatore, A. J., Ford, M. J. ve Smith, C. A. (2002). Biotechnology in the Feed Industry, Proceedings of Altech’s 18th Annual Symposium,.Lyons, T.P and Jacques, K. A. eds, Nottingham University Pres, Nothingam. UK, pp. 107-121

Rapp, C. J., Ward, T. L., Flaker, T. M. (2002). International Poultry Production 10: 33-35

Roche, G., Boualianne, M. ve de Roth, L. (2000). Biotechnology in the Feed Industry, Proceedings of Altech’s 16th Annual Symposium,.Lyons, T.P and Jacques, K. A. eds, Nottingham University Pres, Nothingam. UK, pp. 261-276.

Rutz, F., Pan, E. A., Xavier, G. B., Ancuiti, M. A. (2003). Biotechnology in the Feed Industry, Proceedings of Altech’s 19th Annual Symposium,.Lyons, T.P and Jacques, K. A. eds, Nottingham University Pres, Nothingam. UK, pp.147-161.

Surai, P. F. (2002). Natural antioxidants in avian nutrition and ureproduction, 1st ed. Nothingam University Pres, Nottingham, UK.

Surai, P. F. ve Sparks, N. H. C. (2000). Department of Biochemistry and Nutrition, Scottish Agricultural College Auchincruive, Ayr, KA6 5HN, Scotland, UK, British Society of Animal Science.

Wedekind, K. J., Hortin, A. E., Baker, D. H. (1992). Journal animal science. 70: 178-184