Kanatlı Besleme

Kanatlı Yemlerinde Kullanılan Hammaddeler- Buğday

Besinsel Özellikleri

Buğday birçok ülkede kanatlı rasyonlarının ana enerji kaynağı olarak yaygın şekilde kullanılır. Buğday daneleri çok çeşitli yolla tanımlandığı için kullanılan buğdayın tipine göre genelde bir karışıklık söz konusudur. Geleneksel olarak buğday tanımlaması yazlık ve kışlık varyeteler şeklinde yapılır ve bunlar iklimin ve toprak koşullarının sınırlayıcılığına göre genellikle farklı bölgelerde yetiştirilir. Bazen de tohum kabuğunun rengine bağlı olarak buğdaylar beyaz ve kırmızı tip olarak adlandırılır. Son olarak da yumuşak ve sert tip olmak üzere sınıflandırılır. Geçmişte çoğu kışlık buğday türleri beyaz ve yumuşak olarak adlandırılırken, yazlık tipler kırmızı ve sert olarak adlandırılırdı. Buğdayın kompozisyonu özellikle protein içeriği üzerine etkili olacağı için, yem değeri açısından ana kıstas ise yumuşak veya sert olup olmamasıyla ilgilidir. Bitki yetiştirmedeki gelişmelerden dolayı tohum rengi ve yapraklanma zamanı şimdi çok daha değişken olabilmektedir. Sert danelerin nişastayla beraber protein oranları daha fazladır ve ayrıca bundan dolayı lizin açısından daha zengin protein içerirler. Sert danedeki proteinler ekmek yapımında kullanışlıyken yumuşak daneli buğday, kek ve kurabiye yapımında daha kullanışlıdır. Makarna yapımında kullanılan Durum buğdayı çok sert buğdaydır. Bu buğday türlerinin fiziksel sertliği, çok daha bol bulunan protein ve nişasta arasındaki güçlü bağlayıcılık özelliği yüzündendir.

Sert ve yumuşak varyetelere dayanan çeşit farklılıkları, aminoasit sindirilebilirliği ve zahiri metabolik enerji (AME) üzerinde tutarsız etkilere sahiptir. Çok daha kararlı varyetesel etki, fırıncılık özelliklerini geliştirmek üzere buğdaya çavdardan gen aktarıldığında görülür. Gen aktarılmış buğday varyeteleri (genellikle 1B→1R denilir) % 10 daha düşük amino asit sindirilebilirliğine sahiptir ve gen aktarılmamış varyeteler % 18 daha fazla lizin ihtiva ederler.

Mısırda olduğu gibi buğday için derecelendirme sistemi kırık dane oranı, yabancı madde içeriği ve dökme yoğunluğu ile ilişkilidir. # 2. derece buğday için maksimum % 5 yabancı madde ve kırık dane bulunma oranına izin verilir. Yemlik buğday için yabancı madde ve kırık dane oranı % 20’nin üzerinde olabilir.

Buğdayın kompozisyonu diğer tahıllara göre genelde çok daha değişkendir. Sert buğday daneleri arasında bile protein seviyesi % 10–18 arasında farklılık göstermektedir ve bu durum varyete ve yetiştirme koşullarındaki farklılıktan ileri gelir. Hasat anında buğdayın nem içeriği ve kurutma koşulları yemleme değeri üzerine çok az bir etkiye sahip olmasına rağmen, çoğu sert buğday danelerinin hasat sonrası kurutulmasına gerek yoktur. Yetiştirilme süresince çevre sıcaklığının buğdayın nitrojen (azot) içeriği üzerine büyük bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Yüksek sıcaklık, nitrojen seviyesini % 100 artırmasına rağmen nişasta ve lizinin nispi oranını düşürme eğilimindedir.

Yetiştirme bölgesine bağlı olarak, aşırı soğuktan (dondan) zarar görmüş veya filizlenmiş buğdaylar bazen yem endüstrisinde kullanılabilir. Don zararı, buğdayın nişasta sentezini durdurur ve daneler küçük ve büzüşmüş bir görünüm alır. Normalde 100 danenin ağırlığı 27 g civarındayken, ciddi don zararı görmüş olanlar için bu değer 14–16 gramdır. Beklenildiği gibi, soğuktan zarar görmüş buğdayın metabolik enerjisi azalır ve bu koşullar altında dökme yoğunluğu ve metabolik enerji arasında çok iyi bir ilişki vardır. Ancak soğuktan zarar görmemiş buğday için enerji düzeyi ve yoğunluk arasında aynı ilişkiden bahsetmek zordur.

Bazen buğday tarlada filizlenir. Araştırma verileri filizlenmiş buğdayın metabolik enerjisinin sadece % 3–5 oranında azaldığını göstermesine rağmen, görüntüsü sebebiyle muhtemelen kullanımı reddedilecektir. Filizlenmiş buğdayın nem içeriği % 14 ve altında olacak şekilde kurutulursa yem olarak kullanımında bir problem yoktur ve hatta fiyatındaki indirime göre çok daha ekonomik olabilir. Paslanmış buğdayın yem değeri çok daha ciddi düzeyde etkilenir ve metabolik enerji değeri % 25’e kadar düşebilir.

Buğday daneleri mısıra göre protein içeriği açısından çok daha zengin olmasına rağmen daha az enerji sağlarlar. Özellikle genç hayvanların rasyonlarında % 30’dan daha fazla kullanımı bazı yemleme sorunlarına yol açar. Rasyon sindirilebilirliğinin azalmasına ve ıslak altlık oluşumunun sebebi olan bağırsak içeriği viskozite problemlerinin kaynağı olan pentozanları, buğday % 5–8 oranında içerir. Temel pentozan bileşikleri, diğer hücre duvarı yapılarına bağlanan arabinoksilanlardır ve bunlar kendi ağırlıklarının 10 katı kadar suyu tutabilme kapasitesine sahiptirler. Maalesef kanatlılar ksilanaz enzimlerini yeterli miktarda üretemedikleri için bu polimerler, bağırsak içeriğinin viskozitesini artırır. Çoğu genç kanatlılar (<10 günlük yaş) için, buğdayın metabolik enerjisindeki % 10–15 oranındaki düşüklük bu pentozanları parçalayamama kabiliyetleriyle ilişkilidir. Buğdayların pentozan içeriklerindeki farklılıklar, basit bileşim analizlerine dayalı yem değeri tespit etmedeki yetersizliklerimizle birleşerek, buğdayla yapılan yemleme çalışmalarında elde edilen sonuçlardaki farklılıkların muhtemel sebebini büyük oranda açıklamaktadır. Buğdayın depolama süresinin uzamasıyla bağırsak içeriği viskozitesi üzerine bu zararlı etkilerin azaldığı görülür. Bağırsak viskozitesi problemleri özellikle genç hayvanların rasyonlarında kullanılan buğdayın sınırlanması ve/veya dışarıdan ksilanaz enzimi kullanılmasıyla kontrol altına alınabilir (bakınız Bölüm 2.3 g)

Buğday aynı zamanda α-amilaz inhibitörlerini içerir. Bu inhibitörler tamamıyla tanımlamamalarına rağmen başlıca endospermde bulunan albümin proteinlerinin olduğu düşünülmektedir. Bu inhibitörler peletleme işlemi süresince açık bir şekilde ısıdan zarar görebilir. Ayrıca mısırla karşılaştırıldığında buğdayın yararlanılabilir biotin seviyesi çok düşüktür. Oysaki sentetik biotin yokluğunda mısır esaslı rasyonlarla yemlenen hayvanlarda biotin yetersizliğinin izlerini saptamak oldukça zorken, buğday esaslı rasyonlarda bu yetersizlik problemleri hemen ortaya çıkar. Yeni kuluçkadan çıkmış civcivlerde karaciğer biotin seviyesi 3000 ng/g iken 14 günlük yaşta buğday esaslı yemle beslenen hayvanlarda bu değer 600 ng/g’a düşmüştür. Rasyona 50 µg / kg biotin ilavesi karaciğer biotin rezervini iki katına ulaştırırken, bir günlük yaştaki civcivin karaciğerinde saptanan biotin değerine ancak 300µg/kg eklendiğinde ulaşılabilir. Buğdayın broyler civcivlerinde yüksek oranda nekrotik enteritis görülmesine sebep olduğuna dair, bir endişe mevcuttur. Buğdayın bazı patojen mikroorganizmaların çoğalmasına uygun bir ortam sağladığı düşünülmektedir. Buğday çok ince öğütüldüğünde bu problem çok ciddi bir hal alır ve nekrotik enteritis oluşma olasılığı, buğdayın çekiçli değirmenden daha ziyade valslı değirmenle öğütülmesiyle hafifletilebilir. Çok ince öğütülmüş buğday genç hayvanlarda gaga yapışması sorunlarına yol açabilir. Buğdaydaki proteinler yapışkan olmaya müsaittirler ve bu nedenle hayvanın ağız kenarına ve gagasına yapışırlar. Ciddi gaga yapışması yemlenme aktivitesinde azalma, askılı plastik tipi suluklarda yem birikmesinde artma ve ağız bölgesinde bakteri ve mantar gelişimi için çok ideal bir ortam oluşturma eğilimi gösterir. Bu tür problemler buğdayın kaba öğütülmesiyle azaltılabilir.Image title

Etlik kanatlı yemlerinde kullanılan buğday pelet dayanıklılığını artırır. Bu protein sert buğdayın fırıncılık özelliklerini iyileştirir ve aynı zamanda peletleme sırasında yem bileşenlerinin birbirine tutunmasına yardımcı olur. Rasyonda % 25’den fazla buğday kullanılması peletleme zorluğu olan rasyonlarda, pelet bağlayıcı katılmış gibi bir etki yaratır. Buğdayın bir avantajı da 10–14 günlük yaştan sonra hayvanlara bütün dane olarak yedirilebilmesidir. Bütün dane buğdaya ek olarak mineral ve vitamince yeterli dengeleyici bir yem verilmesi, kendi yetiştirdiği buğdayı kullanan çiftçilere çok ekonomik bir yöntem sağlar.

Son zamanlarda yapılan bir çalışmada broylerlere 3 ayrı geleneksel rasyon programı sunulmuştur. 7 günlük yaştan 49 günlük yaşa kadar granül broyler başlatma yemi ve dane buğdayla seçmeli yemleme uygulanmıştır. 7–21 günlük yaşlarda erkek broylerler istekli bir şekilde buğdayı % 15 civarında tüketirken, 21–35 günlük ve 35–49 günlük yaş arasında sırasıyla bu değer % 34 ve % 41’e ulaşmıştır. Tablo 2.3’de bu hayvanların performans değerleri verilmiştir. Serbest seçimli buğday tüketen hayvanlarda canlı ağırlık hafif bir miktar düşerken, karkas ağırlığı önemli ölçüde azalmıştır ve göğüs eti ise yaklaşık % 10’a kadar düşmüştür. Buğdayla serbest seçmeli sistem, kg göğüs eti başına yem maliyetinde farklılık olmamasına rağmen her kg canlı ağırlık artışı başına düşen yem maliyetinde % 10’luk tasarruf sağlamıştır. Broylerlerde bütün dane buğday yemlemesi için bildirilen bir diğer avantaj ise koksidiyoza karşı daha yüksek oranda kontrol sağlanmasıdır. Bütün dane buğday yemlemesi taşlık ve mide hareketlerini uyarır, ortam asitliğindeki gelişmenin oosit (oocyte) canlılığını azalttığı düşünülmektedir.

Potansiyel Problemler:

Buğday, yetersiz sindirilen ve düşük sindirilebilirlikle beraber ıslak viskoz bir dışkıya sebep olan ksilanı farklı miktarlarda içermektedir. Bölüm 2.3g’de detaylandırıldığı gibi, bu problem sentetik ksilanaz enzimi kullanımıyla çözülebilir. Buğdayın rasyonlarda % 30’dan daha fazla kullanılması, yemleme aktivitesini azaltan gaga/ağız sorunlarına yol açar. Ağızda oluşan bu tip materyal küf ve mikotoksin gelişimine çok uygun bir ortam yaratır. Bu problem, buğdayın kaba öğütülmesiyle çözülebilir. Rasyonda ana tahıl buğday ise ek olarak daha fazla biotin katılması gerekir çünkü buğdaydaki biotin yararlanılabilirliğinin % 0–15 olacak kadar düşük bir oranda olduğu bildirilmektedir.

Tablo 2.3 Serbest seçimle tüketilen buğdayın broyler performansına etkisi
Rasyon CA 49gün (g) Yem: CAA Protein Tüketimi (g/kg CA) Enerji Tüketimi (kcal/kg CA) Karkas Ağırlığı (g)
Kontrol 3030 1.93 370 6044 2230b
Serbest-seçim buğday 2920 1.99 364 6106 2135a

Leeson ve Caston 1993’den uyarlanmıştır.

Besin Madde Yapısı : (%)

Kuru madde 85.0 Metiyonin 0.20
Ham protein 12 – 15 Metiyonin + Sistin 0.41
Metabolik Enerji: Lizin 0.49
(kcal/kg) 3150 Triptofan 0.21
(MJ/kg) 13.18 Trionin 0.42
Kalsiyum 0.05 Arjinin 0.72
Yarar. Fosfor 0.20    
Sodyum 0.09 Sin. Metiyonin 0.16
Klor 0.08 Sin. Met. + Sis. 0.33
Potasyum 0.52 Sin. Lizin 0.40
Selenyum 0.50 Sin. Triptofan 0.17
Yağ 1.50 Sin. Trionin 0.32
Linoleik asit 0.50 Sin. Arjinin 0.56
Ham selüloz 2.70    

Dökme Yoğunluğu:

    kg/m3 lb/ft3 lb/kile
Bütün daneler #2 738 46 57
  Yem derecesi 645 41 50
Öğütülmüş buğday 530 33 42

Formülasyon Sınırlamaları:

Yaş Min. Mak. Öneriler
0–4 hf % 15 %20 (40)* Arzu edilen pelet kalitesini iyileştirmek için minimum sınırlarda kullanılır.
4–18 hf % 15 %25 (50)  
Ergin yumurtacı % 15 %25 (60) Sentetik ksilanaz enzimi kullanılırsa parantez içinde gösterilenler maksimum değerlerdir.

* Enzimli olarak rasyona en yüksek katılma seviyesi

Kalite Güvence Programı:

Nem HP Yağ Ca/P AA’ler Diğer
Bütün partilerde Hft’lık 6 ay 12 ay 12 ay Her 12 ayda** bir Ksilan ve AME

** Yıllık hasattan sonra 30 gün içinde yapılan analiz

Kaynak: Ticari Kanatlı Besleme 3 D.Leeson ve D.Summers

Çeviren: Dilek GÖKÇEYREK