Kanatlı Besleme

Kanatlı Yemlerinde Elektrolit Dengesi Ve Hesaplanması

Çevre sıcaklıkları arttıkça, evaporatif soğutmayı artırmak için hayvanların solunum hızları artar. Hayvan soluk alıp verdikçe, oransal olarak çok daha fazla CO2 kaybetmeye meyillidir. Böylece asit baz dengesindeki değişimler çok çabuk bir şekilde gelişebilir. Orta ve aşırı alkolozis durumunda, kan pH’sı 7.2’den 7.5 ile 7.7’ye kadar çıkabilir. Bikarbonat iyonlarının kaybıyla beraber yumurta kabuk kalitesi, hayvanın genel sağlığı ve metabolizması etkilenebilir. Kabuk kalitesini etkileyen ana faktör bikarbonatın yararlanabilirliğidir ve bu işlem sırasıyla asit baz dengesi, böbrek fonksiyonu ve solunum hızı tarafından yönetilir.

Normal olarak kabuk oluşumu, filtre edilen bikarbonatın geri emilimiyle ilişkili olarak böbrek asidosise sebep olur. Aynı zamanda kabuk oluşumu, HCO3 ve Ca²’den çözünmeyen CaCO3’ün oluşumu, H iyonlarının serbest kalmasına, bu da metabolik asidosise sebep olur. Bu tür H iyonları çok asidik ve fizyolojik olarak zarar verici şartların oluşmasına neden olur ve bu durumun uterus sıvısında bir karbonat tampon sistemiyle mutlaka dengelenmesi gerekir. Hafif metabolik asidosis oluşumu kabuk sentezi süresince normalken, kabuk oluşumundan daha ziyade bir tampon olarak HCO3’ün yoğun rekabetinden dolayı kabuk üretiminin azalmasına yol açarak çok daha ciddi bir durum oluşturur.

Ciddi metabolik asidozis NH4Cl gibi yemleme ürünlerinden etkilenebilir ve bu kabuk mukavemetinin azalmasına neden olabilir. Bu senaryoda, muhtemelen Cl’dan ziyade NH4 problem olmaktadır, çünkü karaciğerde ürenin oluşumunun (NH4’den), HCO3 iyonlarıyla tamponlanmasına ihtiyaç duyulur ve kabuk oluşumunda ek bir rekabet yaratır.

Tam tersine, özellikle Cl¯ iyon seviyesi minimize edildiğinde, sodyum bikarbonat ile yapılan yemleme kabuk kalınlığını daha iyi bir şekilde geliştirmektedir. Ticari koşullar altında, herhangi bir rasyonun elektrolitlerini tamponlamak için aşırı baz üretiminden sakınılmalıdır. Yüksek sıcaklıklarda oluştuğu gibi, kanın bikarbonat seviyelerini düşürüp aşırı durumlarda metabolik asidosise sebep olacağı için hayvanların hızlı soluk alıp vermeye maruz kalmamaları önemlidir. Pratik olarak, rasyonda kullanılan NaCl’ün % 30-35’inin NaHCO3 ile değiştirilmesi kabuk oluşumu için yararlı olacaktır.

Sıcaklık stresine alışma özelliği oldukça şaşırtıcıdır çünkü kısa dönemde (1–2 gün) oluşan akut koşullar hayvanlar için çok daha problemlidir. Örneğin 21°C yerine 35°C’de ve sabit koşullar altında 31 haftaya kadar yetiştirilen yarkalar elektrolit dengeleri çok az farklılık gösterir. Hayvanlara yüksek çevre sıcaklıklarına alışmak için imkân verildiğinde kabuk kalitesi ile plazma elektrolitleri arasındaki ilişki çok azdır. Geçici akut sıcaklık stresi ve dalgalı sıcaklıklar şüphesiz hayvanlar için en fazla stres yaratan unsurlardır.

Ciddi elektrolit dengesizliği, rasyonun katyon ve anyon oranı göz önünde bulundurularak önlenebilir. Ancak rasyonun muhtemel dengesizliği sonucu etkileyen faktörlerden sadece biridir ve bu nedenle genel kanatlı idaresi ve sağlığına da çok dikkat etmek gerekir. Elektrolit dengesinde genellikle Na+K-Cl unsuru göz önünde bulundurulur. Bu formül birçok rasyon için makul bir şekilde basitleştirilmiştir.

Elektrolit dengesi çeşitli elektrolitlerin mEq terimiyle ifade edilir ve bir tek elektrolit için bu Molekül ağırlığı/1000 olarak hesaplanır. Bu birim birçok mineralin yemlerde nispeten düşük düzeyde bulunma esasına göre kullanılır. % 0.17 Na, % 0.80 K ve % 0.22 Cl içeren bir rasyon için örnek hesaplama aşağıdaki gibi olabilir.

Sodyum; MA = 23 Eq= 23 g/kg mEq = 23 mg/kgRasyon % 0.17 Na içerir = 1700 mg/kg = 1700/23 mEq = 73.9 mEq

Potasyum; MA = 39.1,  Eq= 39.1 g/kg  mEq= 39.1 mg/kgRasyon % 0.80 K içerir = 8000 mg/kg = 8000/39.1 mEq = 204.6mEq

Klor; MA = 35.5  Eq = 35.5 g/kg  mEq = 35.5 mg/kgRasyon % 0.22 Cl içerir = 2200 mg/kg = 2200/35.5 mEq = 62.0 mEq

Bütün rasyon dengesi Na+K-Cl’dan oluşur = 73.9+204.6–62.0 = 216.5 mEq.

250 mEq/kg civarındaki bir elektrolit dengesi normaldir ve bu rasyon için ya Na ve K seviyesinde bir artışa ya da Cl seviyesinde bir azalmaya ihtiyaç vardır.

Pratik koşullarda, elektrolit dengesinde Cl seviyesinin yükselmesi çok daha fazla problem oluşturur. Diğer taraftan sıcak stresine karşı tuz yerine (NaCl) bikarbonat (NaHCO3) kullanılması önerilse de bu durum Cl yetersizliğine neden olabilmektedir. Özellikle soya küspesi yerine hayvansal kökenli protein kaynakları kullanılması gibi rasyonda yapılan büyük hammadde değişimleri elektrolit dengesinin de değişmesine neden olur. Tabloda bazı temel hammaddelere ait elektrolit dengelerinin yaklaşık değerlerini göstermektedir.

Tahıllar içinde darının Na+K-Cl değeri düşük düzeydeyken, buğdayda ise bu değer mısıra oranla yüksektir. Proteince zengin hammaddelerin elektrolit dengelerinde ciddi farklılıklar oluşur ve soyayla kıyaslandığında proteince zengin hammaddelerin hepsinin elektrolit dengesi düşüktür. Tablo 4.18’de gösterildiği gibi, bu durumun sebebi soya küspesinin yüksek potasyum içeriğidir. Özellikle formülasyonda kullanılan protein kaynaklarında değişiklik yapıldığında elektrolit dengesine daha fazla dikkat edilmelidir. Örneğin % 60 darı ve % 25 soya içeren bir rasyonun tüm dengesi 210 mEq/kg iken, % 75 darı ve % 10 balık unu içeren bir rasyonun elektrolit dengesi sadece 75 mEq/kg. Böyle bir durumda darı-balık unu rasyonuna sodyum bikarbonat ilavesi gerekebilir.

Yem hammaddelerinin elektrolit içerikleri
Hammaddeler Na K Cl Na+K-Cl (mEq)
Mısır Buğday Darı 0.050.090.04 0.380.520.34 0.040.080.08 10815082
Soya küspesi Kanola Et unu Balık unu 0.050.090.550.47 2.611.471.230.72 0.050.050.900.55 675400300230
PTK 0.05 1.20 0.03 320

Normal yetiştirme teknikleriyle sıcaklık stresinin etkisi azaltılamazsa, o zaman rasyonun elektrolit dengesinin ayarlanması yararlı olabilir. Ancak bu uygulama ergin olmayan hayvanlarda yumurtlayanlara göre farklı olmalıdır. Yumurtacılarda kabuk kalitesini etkilediği için bikarbonat tampon sisteminin korunmasına gerek duyulur. Bu tür bir durumda minimum Cl ihtiyacını karşılama gereksiniminden dolayı rasyona veya suya bikarbonat eklenmesi yararlı olabilir. Diğer taraftan, solunum stresini rahatlamak için NH4Cl gibi asidifiye ürünlerle solunum alkolozisin tedavisi yapılırken beraberinde yumurta kabuk kalitesinde bir azalmaya neden olabilir. Gelişimini tamamlamamış yarkalar için elektrolitlerle tedavi genellikle yararlıdır ve bikarbonatla tamponlamaya ilişkin önlem almaya çok fazla ihtiyaç duyulmaz. Elektrolit dengesi/kan pH’sının herhangi bir etkisiyle mi yoksa su tüketimini dolaylı olarak artırdığından dolayı mı, nedeni tam olarak belirgin olmasa da sıcak stresi altındaki hayvanlar için rasyonda % 0.3 düzeyine kadar NH4Cl kullanılması gelişmeyi iyileştirebilir. Ticari koşullar altında genç hayvanların suyuna tuz eklenmesinin stresi azalttığı ve büyümeyi olumlu yönde etkilediği rapor edilmektedir.

Sonuç olarak elektrolitler vücudun su ve iyon dengesini sağlar. Kanatlılar, sabit fizyolojik asidite sağlamak için, kandaki elektrolit dengesini düzenlerler. Bu düzenlemede birinci düzeyde rol oynayıcılar; Na, K ve Cl dur. Yem rasyonlarının elektrolit dengesi bu üç iyona göre hesaplanır.

Hesaplamadaki rehber Mongin eşitliğidir. Broylerler için yapılan son çalışmalarda , başlangıç döneminde 240-315, geliştirme döneminde ise 240-260 mEq/kg elektrolit dengesi tavsiye edilmekle birlikte FCR ve ağırlık kazancının optimize edilebilmesi açısından başlangıçta 225-230, geliştirme döneminde ise 215-220mEq/kg şeklinde bir tavsiye de bulunmaktadır. Ancak saha pratiklerine dayalı olarak önerilebilecek seviye 200-265 mEq arasındadır.

Çeviren: Dilek GÖKÇEYREK

Kaynak: Commercial Poultry Production 3S.Leeson, D.Summers