Broiler Damızlık Üretimi

Broyler Damızlıklarda Üretimin Erken Döneminde Görülen Ölümler

Üretim kümeslerinde her şey normal görünürken, yumurta veriminin artışına bağlı olarak seyreden yüksek dişi ölümleri hem üretim planının bozulmasına hem de hiç hesapta olmayan maliyet artışına neden olmaktadır.

ABD ve Güney Amerika’da 1994’den itibaren 25-32 haftalık yaşlar arasında 700 aşkın problemli sürü ile birlikte Avrupa’da birçok damızlık sürüde görülen dişi hayvan ölümleri incelenip sınıflandırılmıştır.

İncelenen işletmelerde erken dönemde görülen dişi ölüm oranları % 1-16 arasında seyrederken ortalama olarak % 4,2 olarak gerçekleşmiştir. Ölümlerin çoğunda (%40-60) çok az lezyon görülmüş ve sebepleri metabolik kaynaklı olarak nitelendirilmiştir.

Bu ölümlerin sebepleri 90’lı yıllarda düşük canlı ağırlık, yetersiz etlenme ve dar vücut yapısı olarak değerlendirilirken günümüzdeki durum ise daha ziyade yüksek canlı ağırlık, aşırı etlenme ve yağlanmaya bağlı ölümler olarak değerlendirilmektedir.

24-32. Haftalarda Ölümlerin Görünmesi

Üretim kümeslerinde her şey istenildiği gibi hazırlanmış, horozlar ile dişilerin genel görünümünde herhangi bir sorun yok, üretim zamanında başlamış ve artış hızı gayet iyi. Yemlik alanı, su, ışık yoğunluğu ve havalandırma ayarları yapılmış ve sürü genel olarak iyi durumda ve 25.Hafta itibariyle yumurta veriminin hızlı bir şekilde artmasına paralel olarak günlük yem miktarı da artırılmaktadır. Her şey yolunda giderken, seyir bir anda değişir;

26 haftalık yaşta dişi ölümleri yavaşça artarak % 0,4 üzerine çıkmış ve her ne kadar ciddi boyutta olmasa da ölen hayvan sayısındaki günlük artışlar devam etmektedir.

27. Haftanın sonunda dişi ölümleri haftalık beklenen değerin iki katına çıkmış ve takip eden hafta %1,6 ile pik seviyesine ulaşmıştır. En önemli ayırıcı nokta ise horozların bu durumdan etkilenmemiş olmasıdır.

32.Haftada ise dişi ölümleri azalma eğilimine girerek artış seyri ile aynı hızda düşer.

Image title

Broiler damızlıklarında yumurtlamanın erken dönemlerinde görülen ölümlerin olduğu bu senaryo ile günümüzde sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Ülkemizde broiler damızlıklarının yetiştirilmesi ve yumurta üretimleri ile sürülerin idare edilmesi konusunda oldukça başarılı olmamıza rağmen, yetiştirme kümeslerinde olması gereken her şeyi eksiksiz yaptığımız halde üretim kümeslerinde istediğimiz performansı alamadığımız durumlar söz konudur.

Bu gibi durumlarda mevcut sürü için hangi canlı ağırlık değerinin takip edileceği ile kullanılacak aydınlatma programına karar vermek, verime paralel yem artışını yapmak ve her şeyden önemlisi pik yemini belirlemek oldukça güçleşmektedir.

Üretim kümeslerinde karşılaşılan bu durum genelde yetiştirme döneminde yapılan bir dizi uygulamalar ve olayların sonucu olarak ortaya çıkar. Bundan dolayı yetiştirme dönemindeki sürü idaresi ve uygulamalarına karar vermek neredeyse bir sanat haline gelmektedir.

Hepimiz biliriz ki ‘’ yumurtlama kümesindeki başarı seviyesi büyütme kümeslerinde elde edilen başarıya bağlıdır’’. Damızlık sürülerin üretim döneminde ortaya çıkan düşük performansa çözüm bulabilmek için çoğunlukla, yetiştirme dönemindeki canlı ağırlık değerini, haftalık canlı ağırlık artışı ve yem miktarını ve üniformite değerlerini kontrol ederiz. Bununla birlikte yarkanın vücut gelişimi ve kondisyonu üzerinde önemli bir etkiye sahip olan toplam besin maddeleri tüketimine veya besleme programına ayrıca dikkat etmeliyiz.

Broiler damızlık üretiminin mantığına göre önceden belirlenmiş olan yem miktarının belirli bir süre içinde (Yetiştirme döneminde genelde 30-45 dakika) tüm hayvanlar tarafından eşit olarak tüketildiği düşünülmektedir. Aslında birçok nedenden dolayı bu varsayım tam olarak gerçekleşemez.

Image title


Çünkü yetiştirme döneminde uygulanan yemleme programlarının her ne kadar benzer canlı ağırlığa sahip yarkalar geliştirse de bu yarkaların vücut yapıları ve üretim dönemindeki performansları belirgin ölçüde farklı olabilmektedir.

Üniversite araştırmaları ve saha tecrübeleri göstermektedir ki; damızlık üreticisi firmaların önerdiği canlı ağırlık hedefleri ile birlikte sürünün toplu halde ışık artışına istenilen tepkiyi verebilmesi ve sorunsuz bir üretim süreci geçirebilmesi için optimum vücut yapısı, karkastaki yağ rezervi ve etlenme ile iskelet yapısının istenilen düzeyde olması daha önemlidir.Image title

Sürü içindeki bireylerin elle kontrolü yapıldığı taktirde, canlı ağırlıkları aynı olmasına rağmen etlenme ve vücut yağ rezervi bakımından oldukça farklı oldukalrı görülebilmektedir. Dolayısıyla haftalık canlı ağırlık artışı ve üniformite değerinin takip edilmesine paralel olarak sürüdeki hayvanların rastgele seçilerek elle yapılan kontrollerle vücut kompozisyonunu takip etmek üretim döneminin istenilen seviyede gerçekleşmesi için hayati önem taşımaktadır. Çünkü yarkanın vücut yapısı yumurtlamanın başlaması ile birlikte artan yem miktarı ve değişen yemleme programına paralel dengesizleştiği zaman özellikle üretim döneminin başlangıcında dişi hayvan ölümlerinde artış söz konusu olacaktır.

ERKEN DÖNEM DİŞİ ÖLÜMLERİNİN SEBEPLERİ VE DEĞERLENDİRMESİ

Horozların aşırı saldırgan olması, dişilerde yağlanma, ışık programı, üretim öncesi aşırı canlı ağırlık artışı, E.Coli, SDS, Kalsiyum Tetani, egg peritonit gibi birçok muhtemel sebepler neden olabilir ve çoğunun belirtileri birbirleriyle paralellik gösterir. Hangi faktörün dişi ölümlerine sebep olduğunu belirleyebilmek için yapmamız gereken ilk iş sürünün hikâyesini doğru olarak belirlemektir. Doğru bilgi toplama problemin çözümüne gidecek olan zamanı kısaltır.

Genel sürü bilgisi;

  • Sürü yaşı,
  • Haftalık Horoz ve /veya dişi ölüm oranı
  • Sürü canlı ağırlık ortalaması
  • 16. Haftadan itibaren haftalık yem ve canlı ağırlık artışı
  • İlk yumurta ile %5 verim arasında geçen süre (gün)
  • Üretim seyri ve yem artışı
  • Işık programı
  • Ölüm oranı artmaya başladığındaki canlı ağırlık değeri
  • Ölümlerin zamanı ve kümes içindeki yerleri (yemlemeden hemen sonra, yemlik etrafında, gece ölümleri vs)

Yapılan Uygulamalar

  • Işık uyarım zamanı, ışık yoğunluğu ve aydınlatma programı
  • İlk horoz katım oranı,
  • Horoz-dişi olgunluğu ve seksüel uyum,
  • Agresif horozlar
  • Folluk yüksekliği ve yumurtlamanın gün içinde dağılımı,
  • 22-28. Haftalar arası yem artış hızı
  • Yetiştirme ve üretim kümesleri arasındaki yönetim farkı
  • Kümes içi sıcaklık değeri ve havalandırma

Yemlik-Folluk ve slatler

  • Slat üzeri sıcaklık ile yer sıcaklığı arasındaki fark
  • Yemlik hattı ve slat arasındaki mesafe, yemliğin kalitesi
  • Grid telleri arasındaki mesafe-Kafa sıkışmasına bağlı ölümler
  • Slat, folluk ve yemlik diziliminden dolayı fiziksel yaralanma

Besleme kaynaklı problemler

  • Boğulma-Yem formunun etkisi
  • Kalsiyum tetanisi/ Hipokalsemi/Hipofosfatamia
  • Ketosis/asetonami/ yağlı hayvan sendromu
  • Rasyonun fosfor ve Kalsiyum seviyesi
  • Rasyonun enerji düzeyi
  • Toksinler

Kümes genelinde

  • Marek, Kolera, SHS, Büyük karaciğer ve böbrek sendromu
  • Isı stresi
  • Peritonit / E. Coli peritoniti/ E. Coli salpingitis
  • Prolabsus, Kanibalizm
  • Tendon kopmasına bağlı olarak topallık, femur/pelvis kırığı, osteoporosis
  • Ani ölüm sendromu
  • Karaciğer Yağlanması
  • Toksinler
  • Diğer hastalıklar

Ölülerin incelenmesi ve dikkat edilecek noktalar:

  • Canlı ağırlığın durumu
  • Göğüsteki etlenme yapısı
  • İbik ve sakalın durumu (yırtılma, morarma veya solgunluk var mı?)
  • Sırt tüylerin durumu- Aşırı horoz aşımının bir göstergesidir
  • Ayak tabanı ve eklemler (ayak tabanında şişme, yırtılma, eklemlerde şişme, çıkma, bükülme)
  • Çatı kemiği açıklığı
  • Vent rengi ve durumu (kirli, kanlı, şişkin, enfekte)
  • Eklemler ve bağlantılar (humerus, femur, pelvis & göğüs kemiği)
  • Her iki akciğer (renk ve içerik)
  • Kalp (boyut olarak)
  • Karaciğer (renk olarak, kolay parçalanıyor mu ?)
  • Yumurtalık ve yumurta kanalı (renk, folikül büyüklüğü ve sayısı, bulaşma ve kanal içinde yumurta var mı?)

Her iki durumda da ortak özellik; civciv dönemindeki kötü bakım ve civciv kalitesinden dolayı gerçekleşen kötü büyüme başlangıcı ve üniformitenin neticesi olarak normal büyüme eğrisini yakalayabilmek için yapılan hızlı yem artışının sebep olduğu geç dönem hızlı büyüme gösterilmektedir. Yetiştirme döneminde devam eden bu süreç üretim döneminde metabolik rahatsızlıklara bağlı problemler ve üreme ile ilgili sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır.

MALİYET DEĞERLENDİRMESİ

Üretimin başındaki ölümleri tanımlarken 25-30 haftalık yaşlarda görülen ölümleri kastedilmektedir ve genelde 30. Hafta itibariyle üretim dönemindeki toplam ölüm oranı % 2-4 arasında olmaktadır. Üretim kümeslerine aktarmadan önce yarka maliyetinin 20 USD olduğunu dikkate alırsak her bir yarka başına 0,4- 0,8 dolar civarında fazladan maliyet artışı olacaktır.

Bununla birlikte erken dönemde görülen dişi ölümleri toplam ve kuluçkalık yumurta sayısın da etkilemektedir. Ross 308 sürülerinin dönem sonuna kadar 174 kuluçkalık yumurta verdiği dikkate alındığında erken dönemde görülen dişi ölümleri sürünün 3-6 adet toplamda daha az kuluçkalık yumurta üretmesine neden olacaktır.

Ayrıca Rabinson ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada yüksek miktarlarda yem artışlarının (erken dönem ölümleri etkileyen faktörlerden biridir) yumurta boyutunu, kuluçka randımanını ve sonrasında broiler civciv kalitesini ve broiler performansını olumsuz etkileyebileceğini bildirmişlerdir.

Yazan: Barbaros GÖKÇEYREK

Kaynaklar

  • Ricardo Velle: Breeding mortality during Production- Aviagen School Presentation
  • Hopkinson, W. I. (1991). Reproduction of the Sudden Death Syndrome of Broiler Breeders: A Relative Potassium Imbalance. Avian Pathology, 20: 403-408.
  • Keshavarz, K. (1995). Earlier Onset of Lay and Cage Fatigue. In Shaver Focus, 24 #1.
  • Korver, D. Prevention and Treatment of Calcium Tetany in Broiler Breeder Hens. In Ross Tech, April 1999.
  • Kwakkel, R.P., T. Zandstra, and W.J. Koops. (1997). Pubertal Growth Spurt in Layer Pullets Predicts Point of Lay. World Poultry-Misset, 13 #6: 39-44.
  • Leeson S. and J.D. Summers. (1991). Feeding Programs for Broilers and Broiler Breeders. In Commercial Poultry Nutrition. University Books Guelph, Ontario Canada.
  • Pass, D.A. (1983). A Cardiomyopathy (“Sudden Death Syndrome”) of Adult Hens. Avian Pathology, 12: 363-369.
  • Portsmouth, J.D. Sudden Death Solution. In Poultry World, August 1994.
  • Powell, K.C., R. Teeter, and S. Dixson. (2000). Use of the Hologic DEXA to Study Bone Development in Broiler Breeder Pullets. Unpublished data.
  • Rennie, J.S., R.H. Fleming, H.A. McCormack, C.C. McCorquodale, C.C. Whitehead. (1997). Studies on Effects of Nutritional Factors on Bone Structure and Osteoporosis inLaying Hens. British Poultry Science (in press).
  • Riddell, C., C. Helmbolt, E. Singsen and L. Matterson. (1968). Bone Pathology in Birds Affected With Cage Layer Fatigue. Avian Diseases, 12: 285-296.
  • Robinson, F.E. Management for Control of Ovarian Development is Broiler Breeders. In Ross Tech, January 1999.
  • Theo Peters, Hysex-Euribrid. (1997). Weight at Five Weeks Determines Future Laying Performance. World Poultry-Misset, 13 #6: 43-44.
  • Thorp, B.H., S. Wilson, S. Rennie and S.E. Solomon. (1993). The Effect of a Bisphosphonate on Bone Volume and Eggshell Structure in the Hen. Avian Pathology, 22: 671-682.
  • Whitehead, C.C., S.C. Bishop, R. Fleming, H.A. McCormack and D.K. Flock. (2000). Prospects for a Genetic Solution to the Problem of Osteoporosis in Laying Hens. Submitted for publication.
  • Wilson, S., S.R.I. Duff and C.C. Whitehead. (1992). Effects of Age, Sex and Housing on the Trabecular Bone of Laying Strain Domestic Fowl. Research in Veterinary Science, 53: 52-58.